|
52
Kat |
|
Mersin'in
Tarihi
Kentin
kuzeyindeki Yumuktepe höyüğünde yapılan kazılarda birçok
katman ortaya çıkarılmış. Bunların en eskisi, M.Ö. 6300'lere,
en yenisi ise Selçuklu dönemine tarihleniyor. Kazılardan
çıkarılan eserler, Adana Arkeoloji Müzesi ve Mersin Müzesi'nde
sergileniyor.
Mersin'in tarih sahnesine çıkışı 19.
yüzyılın ortalarına rastlıyor. Bu dönemde henüz bir köy olan
bölge, göçmen bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapıyor ve
adını da bu aşiretten alıyor.
Özellikle Amerika iç
savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla
Çukurova'da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866'da
demiryolu ağına bağlanması, Mersin'in kaderini değiştiriyor...
Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova'nın tarım ürünlerinin ihraç
edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline
geliyor.
Şehrin bugünkü durumuna gelmesinde, şu anda
çok küçük bir azınlık olsalar da Hıristiyan Levantenlerin
önemi yadsınamaz. Şehirde halen Levantenlere ait iki kilise
bulunuyor; Latin-İtalyan Kilisesi ve Arap-Ortodoks
Kilisesi.
Günümüzde Mersin:
Hızla hayata
geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş
hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye'nin Akdeniz'deki
en büyük limanı olma özelliğini taşıyor. Limanda bulunan 27
iskelenin 8'i birbirlerine raylı bir sistemle bağlanmış. 1991
Körfez Savaşı'ndan bu yana yaklaşık 85 milyon dolar harcanarak
yenilenen Mersin Limanı 'nın kapasitesi, son üç yıldır her
sene %10 oranında artmış.
Kentin ticari açıdan önemi
göz önüne alınarak, Türkiye'nin dört serbest bölgesinden
birisi burada kurulmuş. 785.000 metrekarelik bir alan üzerine
kurulan Mersin Serbest Bölgesi, başta tekstil firmaları olmak
üzere yaklaşık 250 şirkete ev sahipliği
yapıyor...
Ayrıca, Mersin-Adana karayolu üzerinde cam,
soda, gübre, tekstil, meyve suyu gibi sektörlerde faaliyet
gösteren birçok önemli fabrika da bulunuyor.
|
|
Damak
tadı:
Mersin'in geç gelişmesinin nedenlerinden biri
olan, halkın deniz kıyısı yerine dağ tarafında yerleşmiş
olmasının etkileri, şehrin yemek kültürüne de yansımıştır.
Bugün bir kıyı kenti olmasına rağmen, Mersin'de deniz ürünleri
tüketimi, et tüketiminden çok daha azdır. Bu noktada şehre
özgü bir yemekten, tantuniden bahsetmemek olmaz. Tantuni, etin
kuşbaşı halinde doğrandıktan sonra, önce haşlanıp sonra
kavrulmasıyla yapılan bir çeşit dürümdür. Her ne kadar basit
tarifli bir yemek gibi görünse de, önemini, şehrin hemen her
köşesinde bulunan tantuni lokantalarından anlayabilirsiniz.
Canınız tatlı çekerse, Antakya'da yapılandan farklı bir
tarifle hazırlanan künefeyi önerebiliriz.
Dünya
Kenti Mersin
Mersin akdeniz boyunca uzanan ,sonu
gelmiyen temiz kumsalları,portakal ve limon bahçeleri ile bir
çok tarihi eserin bulunduğu,türkiyede kendi kendine yetebilen
sayılı şehirden birisidir. Dünyada 3 ilahi dine mensup
insanların mezarlarının yan yana olduğu başka bir şehir
yoktur.Türkiyenin en büyük gökdeleni,cumhuriyet tarihinin en
büyük 2. camisi ve hristiyan dünyasının önemli merkezlerinin
de bulunduğu mersin 3. büyük şehirden sonra devlet opera ve
balesinin bulunduğu tek şehrimizdir. Topraklarının %49,5 orman
olan mersin tertemiz havası,çağdaş alışveriş merkezleri ile
2000 li yıllara umutla bakıyor.
Mersin'de
Meteoroloji
Güncelleme 2004-05-10 19:02:54
Durum : Açık/Az Bulutlu Sıcaklık : 24 Nem : 73
Görüş : 20Km Rüzgar : Dogudan Orta Nem Etkisi : -
| |
|
İdari-Nüfus-Tarih-Cografya
İdari
Durum:
Yüzölçümü : 15.853 km² İlçe sayısı : 10
(merkez dahil) Belediye sayısı : 70 Köy sayısı :
513
Nüfus Durumu:
Toplam nüfusu :
1.651.400 Şehir Nüfusu : 999.220 (% 61) Köy Nüfusu :
652.180 (% 39) Nüfus artış hızı : %0 26.47 Mersin merkez
nüfus artışı hızı : % 0 29.00 Nüfus yoğunluğu :
120
Mersin ülkemizin 8. büyük
İl'idir.
Tarihi Durumu:
M.Ö6000-5500
Neolitik Dönem M.Ö5500-3000 Kalkolitik Dönem
M.Ö3000-2000 İlk Tunç Çağı M.Ö2000-1700 Orta Tunç Çağı
M.Ö1700-1200 Kızuvatna Krallığı M.Ö1200-612 Kue
Krallığı M.Ö546-333 Persler Dönemi M.Ö301-101 Selevkos
Dönemi M.Ö101-M.S.395 Roma Dönemi M.S. 395-661 Bizans
Dönemi 661-685 Emeviler Dönemi 685-960 Bizans ve Araplar
Dönemi 960-1082 Bizans Dönemi 1082-1224 Süleyman Şah
Dönemi 1224-1357 Anadolu Selçuklular Dönemi 1357-1473
Karamanoğulları Dönemi 1473-1920 Osmanlılar Dönemi 17
Aralık 1918 Mersin'in İngiliz ve Fransız birliklerince işgal
edilmesi 19 Aralık 1918 Tarsus'un Fransızlar tarafından
işgal edilmesi 27Aralık 1921 Tarsus'un Kurtuluşu 03
Ocak 1922 Mersin'in kurtuluşu 1924 Mersin'in Vilayet
oluşu 1933 Mersin ve İçel İllerinin birleşerek Vilayet
oluşu
Coğrafi Durumu :
İl yüzölçümünün %
87'si dağlıktır.
En yüksek tepesi : Medetsiz Tepesi
(3.584 m) Önemli geçişleri : Sertavul, Gülek
Boğazları Belli Başlı Akarsuları : Berdan Çayı (268
km) Göksu (90 km)
İl'de bulunan belli başlı
ovalar ve yüzölçümleri şu şekildedir.
Tarsus Ovası
85.000 hektar, Berdan Ovası 40.000 hektar, Anamur Ovası
5.660 hektar.
İçel
Valisinden:
Neolitik dönemden bu yana sürekli bir
yerleşim bölgesi olmuş olan İçel; kıyıları, tarihi, kültürü ve
ekonomik yapısıyla turizmde dahil olmak üzere her alanda ilgi
noktası oluşturmuştur.
Bölgenin KIZUVATNA olarak
bilinen en eski adı, Hitit devrinde QUE, Antik Çağda'da
KİLİKYA olarak yeralmıştır.
Müteakiben yörede
Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular,
Anadolu Selçukluları, Ramazonoğulları, Karamanoğulları,
Osmanlı İmparatorluğu gibi tarih sayfalarında yer alan ve
bulundukları yörede zengin kültür medeniyetleri bırakan birçok
millet, sırasıyla bölgede egemenliklerini
sürdürmüşlerdir.
Bölgenin tarihi ve kültürel
zenginlikleri, bugün tarım sanayi ve ticaret gibi ekonominin
en önemli sektörlerininde bölgemizde gelişmesiyle, İÇEL tarih
yuvasının yanısıra ekonomik özelliği olan illerin başında
gelmektedir.
Ülkemizin en büyük ticari aktiviteli
limanının Mersin'de bulunması, ekonomik mübadelelerde en
önemli araçlardan birisini oluşturan Serbest Bölge
uygulamasının ilimizde tesisi, İÇEL'i ülke genelinde
hinterlandı yüksek ekonomik faaliyetlerin odak noktası haline
getirmiştir.
İl'in binlerce görülmeye değer tarihi
eserleri içerisinde; Cennet cehennem, Dilek Mağarası,
Kızkalesi, Kanlıdivane, Narlıkuyu Mozik Müzesi, Pompeipolis,
Eshab-ı Kehf, Kleopatra Kapısı, Mamure, Silifke Kaleleri,
Anamuryum Antik Kenti, Uzuncaburç harabeleri en fazla ilgi
toplayan değerlerimizdir. Bu tarihi değerlerimizin yanısıra;
Tarsus Şelalesi, Göksu Vadisi, Silifke Kuş Cenneti ve
yaylalarımız görülmeye, yaşamaya değer beldelerimizin başında
gelmektedir.
Değerli ziyaretçi, ziyaret ettiğiniz bu
rehber web sitesi ile, zengin tarihe ve kültürel değere sahip
yöremizi bir perspektif içerisinde ilginize sunarken yöremizin
tanıtım ihtiyaçları bir nebze de olsa karşılamayı
amaçladık.
Bu web sitesiyle ilimizin zengin tarihi ve
kültürel yapısını gözler önüne sererken, kültür miraslarının
en eski ve devleşmiş güzelliklerine sizleri
bekliyoruz.
İlimizin tanıtımı için çok önemli bir
boşluğu doldurduğuna inandığım bu siteyi tasarlayan ve yayın
aşamasına getiren İl turizm Müdürü Emrullah YİMSEK ve değerli
İl Turizm Müdürlüğü personeline teşekkür eder, tarihi ve doğal
güzellikleri diyarı ilimize sizleri bekler kültür ve doğal
güzellikler diyarından kısaca, Akdeniz'in bu yöresinden
hepinize gönül dolusu selam ve sevgiler sunarım.
Akif TIĞ İçel
Valisi
| |